YENİ BİR HİKAYE MÜMKÜN

YENİ BİR HİKAYE MÜMKÜN

Dosteyevski’nin kaleme aldığı belki de en “romantik” öyküdür Beyaz Geceler. Anlatıcı, St Petersburg’un büyüleyici güzellikteki gecelerinin birinde hayalperest bir adamın, yine hayalperest bir kadına aşkını anlatır. O romantik şehirde dört gün sürecek bir aşktır bu.
Ara ara dönüp baştan okuduğum bu romantik öykü bana son zamanlarda belki de yazarının hiç düşünmediği bir duyguyu yaşatıyor: kaçma isteği. Hepimiz, bizleri gülümsetecek nedenler bulma dönemindeyiz. Sanıyorum bu sıralar bir tek, insanın olmak istediği yer o kişiyi gülümsetebiliyor.
Yaşantılarımız kolay değil. Üstelik şanssız bir coğrafyada şanssız bir dönemde yaşıyoruz. Hoş, bu ülke hiçbir zaman kolay bir yaşam sunmadı insanlarına. Savaşlar, sürgünler, idamlar, ihtilaller, doğal afetler hep can yaktı. Hep yıkılan bir şeyleri tamir etmekle geçti on yıllarımız.
Gerçek olan tek şey, bu ülke tarihinde ilk kez insanlar kendi gelecekleriyle ilgili hikayeler kurgulamayı bıraktılar. Nasıl bir ülkeye uyanacağımızı bilememenin verdiği korku bizleri güvensiz bireyler haline getirdi. Zira insanın tıpkı ailesi gibi, aynı ülkede yaşamın verdiği güven duygusu çoktan yerle bir oldu.
Hikayeni bırakmak bir çeşit ölüm. Oysa görebilene tüm bu vasatlığın ortasında kendimizi dinleyeceğimiz, ve hikayelerimize kaldığımız yerden başlayacağımız “vahalarımız” var. Birbirimizin elinden tutar ve birleşirsek daha da büyüteceğimiz vahalarımız. . Belki de her şeye yeni baştan başlayabileceğimiz bir başlangıç noktası yaratmalıyız.

Leave a Reply

Your email address will not be published.